6/4/2007 - RESİM SANTINDA NEO-KLASİK AKIM
Neo-Klasisizm:
17. yüzyılda doğan Barok üslup, değişmiş olarak 18. yüzyılda da devam etmiştir. Barok sanatın gölge-ışık karşıtlığına dayanan çarpıcı, dramatik etkisi giderek kaybolmuş ve yerini yumuşak bir üsluba bırakmıştır.
Bu, seyirciyi oyalayan, göz alıcı ama o ölçüde yüzeysel bir üsluptur.Resimsel nitelikler zayıflamış, dekoratif bir amaç ön plana çıkmıştır. Sanat tarihçileri, bitkisel bezemelerin ve duvarları kaplayan resimlerin göz oyalayan, tasasız ve yaldızlı üslubuna “Rokoko” ismini vermişlerdir.
Sanatın dekorasyona kayması, aslında sakıncalı bir durumdur. Sanatın anlatım olanaklarını alabildiğine kısıtlar, onu gerçeklerden koparıp basitleştirir. Bu yüzden, resmin bezemeye, heykelin porselen biblolara dönüştürüldüğü Rokoko sanatı bir çöküş üslubudur.
Bu yıllarda çalkantılı Paris,
sanatçı Jacques Louis David’in öncülük ettiği yeni bir sanat üslubunun doğuşuna tanık olunur. Bu akım neo-klasizm’dir.
neo-klasizm 18. yüzyılın ikinci yarısında Almanya’da ortaya çıkmış, ancak Fransa’da daha çok uygulanma olanağı bulmuştur. Bu yüzden bir bakıma Fransız üslubu sayılabilir.
Rokoko sanatın aşırı taşkın süslemeleri ile sembolik tavrına tepki olarak doğan bu sanat anlayışının amacı; barok öncesi donemin saf kabul ettikleri sanat anlayışına dönmektir. Antik devir hayranlığının sonucu olarak ortaya çıkmıştır.
Neo-klasizm'de; Rokoko’nun yumuşak üslubuna karşın, sert ve yalın bir tarz görülmektedir. Bunu doğuran etken, o yıllarda esen devrim rüzgarları, vatanseverlik ve özgürlük duygularıdır. Dramatik etki arttırılmak için karşıtlıktan da yararlanmıştır.
Bu akıma mensup sanatçılar için önemli olan çizgi ve form olup renkler ve ışık etkileri bütünüyle bir çizgi ve form bileşkesine bağlıdır. Antik form anlayışı her şeye hakimdir. Neo-klasik anlayışı Fransız ihtilali ile çakışan bir ölçüde de Napolyon devrinin sanat anlayışı olmuştur.
Yeni klasik akımın öteki büyük ustası ise Dominique Ingres’dır. Ingres, David’den farklı konularla ilgilenmiştir. ölçülerini, saflığını ve yalınlığını daha çok insan vücutlarında dile getirmeyi amaçlamıştır. Bu amaçla da yıkanan kadınları, Türk hamamını, odalıkları konu almıştır.
Neo-Klasisizm’in karşısındaki en büyük tehlike sanatçının akademik bir kuruluğa ve şematizme düşme olasılığıdır. Ingres, dönemindeki pek çok ressamın saplandığı bu yola saplanmayarak kusursuz çalışmalar yaratmıştır.
|